« Önceki :: Sonraki »

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...

BÜTÜN  ANNELERİN ANNELER  GÜNÜ KUTLU  VE  MUTLU OLSUN ... SELAM  VE SEVGİLERİMLE...

YORUM (1)

TUTARSAN....

YAŞAM ÖĞÜTLERİ

1. Büyük aşklar ve büyük kazanımların büyük risk taşıdığını hesaba katın.

 

2. Kaybettiğinizde, aldığınız dersi de kaybetmeyin.

 

3. Üç 'S'yi hep uygulayın:
Saygı, kendiniz için
Saygı, başkaları için ve
Sorumluluk, tüm davranışlarınız için,

 

4. İstediğinizi alamamanızın bazen ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlayın.

 

5. Kuralları iyi öğrenin ki, onları düzgün şekilde ihlal etmeyi bilesiniz.

 

6. Küçük bir aksaklığın, büyük bir arkadaşlığı yaralamasına izin vermeyin.

 

7. Hata yaptığınızı anladığınız zaman, düzeltmek için derhal gerekli adımları atın.

 

8. Biraz yalnız zaman harcayın.

 

9. Kollarınızı değişime açın, ama değerlerinizin kaybolup gitmesine izin vermeyin.

 

10. Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın.

 

11. İyi ve şerefli bir hayat yaşayın. Yaşlandığınızda ve dönüp geçmişinize baktığınızda, ikinci kez keyif alın.

 

12. Sevgi dolu bir ev, hayatınızın temelidir.

 

13. Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin. Geçmişi getirmeyin.

 

14. Bilginizi paylaşın.

 

15. Dünyaya karşı nazik olun.

 

16. Yılda bir kez, daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.

 

17. Başarınızı, ona ulaşmak için nelerden vazgeçtiğinizle yargılayın.


YORUM (2)

YAŞAMAK...

YAŞAMAK
Yaşamak fırsattır, yararlanmayı bil.
Yaşamak güzelliktir, kıymetini bil.
Yaşamak mutluluktur, tatmayı bil.
Yaşamak rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.
Yaşamak meydan okunmasıdır sana, karşı çıkmayı bil.
Yaşamak görevdir, tamamlamayı bil.
Yaşamak oyundur, oynamayı bil.
Yaşamak servettir, korumayı bil.
Yaşamak aşktır, sevgidir, keyfini çıkarmayı bil.
Yaşamak bilmecedir, çözmeyi bil.
Yaşamak verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.
Yaşamak hüzündür, aşmayı bil.
Yaşamak şarkıdır, söylemeyi bil.
Yaşamak mücadeledir, kabullenmeyi bil.
Yaşamak şanstır, kullanmayı bil.

YAŞAMAK YAŞAMAKTIR, UĞRUNA SAVAŞMAYI BİL


YORUM (1)

KUŞLAR KADAR

İHANET ve SADAKAT

 

İhanetin adı göçmen bir kuşa verilmiş, sadakatin adı ise bir serçeye.

Göçmen kuş bütün bahar ve yaz boyunca

Küçük koyun üstünde uçmuş serçeyle beraber

Küçük sinekleri, kurtları yemişler

Kış yağmurlarıyla şaha kalkmış derelerden su içmişler

Masmavi gökyüzünde dans etmişler

Çiçek açan ağaçlara konup, papatya tarlalarında gezmişler.

Birbirlerine söz vermiş kuşlar;

Ayrılmayacağız diye.

 

Ama kış gelmiş,

Göçmen kuş adına yakışanı yapmaya kararlıymış,

Serçe ise her zamanki gibi sadık

Ama sevgi de yabana atılmaz bir gerçek

Ayrılık acı, ihanet kötüymüş serçe için

Yaşamaksa önemli imiş göçmen için

O baharların tatlı eğlencesiymiş sadece

Gel demiş serçeye senle beraber başka bir bahara uçalım

Serçe ise burada bekleyelim demiş yeni baharı

Ama kış acımasızdır demiş göçmen,

Yaşayamayız burada, aç kalır üşürüz

Serçe hayır demiş korunuruz kötülüklerinden kışın beraber

Göçmen inanmamış serçeye hayır demiş gidelim.

 

Serçe için gitmek nasıl bir ihanetse yaşadığı yere

Kalmakta aynı şekilde ihanetmiş sevgiliye

Ve karar vermiş sevgiyi seçmiş

Uçacakmış yeni bir bahara.

 

Göçmen ve serçe çıkmışlar yola,

Ama serçe zayıfmış, onun kanatları uzun uçuslar için değil.

Dayanamayacakmış bu yola

Oysa göçmenin kanatları güçlüymüş

Çünkü o hep kaçarmış kışlardan

Hep gidermiş zorluklarından kışın yeni baharlara

 

Bir fırtına yaklaşıyormuş.

Göçmen hızlı gidiyormuş fırtınadan, yakalanmayacakmış

Ama serçe iyice zayıf kalmış, yavaşlamaya başlamış

Göçmene duralım demiş artık.

Biraz dinlenelim

Göçmen itiraz etmiş, fırtına demiş, ölürüz.

Serçe çok fırtına görmüş, kurtuluruz demiş.

Ama göçmen yürü demiş serçeye birazdan okyanuslara varacağız

Serçe sevgisine uymuş ve peşinden son bir gayretle gitmiş göçmenin

 

Birazdan varmışlar okyanusa

Kurtuluşuymuş bu büyük deniz göçmen için çok iyi bilirmiş buraları

Ama serçe ilk kez görüyormuş ve sanki gökyüzünden daha büyükmüş bu yeni mavi

Serçe artık dayanamıyormuş, son bir sevgi sesiyle seslenmiş göçmene

Artık gidemiyorum.

Göçmen serçeye bakmış,

Bakmış ve yoluna devam etmiş....

 

Okyanus çok büyükmüş, serçe ise çok küçük

Serçenin sevgisi de çok büyükmüş ama göçmen çok küçük.

 

Mavi sularında okyanusun

                                 bir minik sadakat

Yeni bir baharın koynunda

                                 koca bir ihanet...


 

YORUM (0)

ALOOOOOOOOOOO !

NEDEN ALO DERİZ?

Telefonda hemen hemen her gün kim bilir kaç kez kullandığımız "Alo" sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır.

Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell'in sevgilisiydi.

Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo'dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" diyordu.

Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu "Ale Lolos" diye karşıladı.

Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad "Alo" idi.

Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka bir şey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell'i telefonuyla baş başa bırakıp onu terk etti.

Yaşlı Bell, sevgilisinin bir gün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı.

Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell'i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu "Alo" diyerek açıyor ve artık herkes "Alo" diyordu.

O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell'in anısına saygı olarak "Alo" demeye başladı.

Bugün tümümüzün kullandığı "Alo" sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.


 

YORUM (1)

Glitter Graphics


Glitter Graphics